Sitemize Hoş Geldiniz!


Şu olan biten varya boş ver ona
Taş yağsın isterse çok sürmez
Dakka şaşma dakka yaşamaya bak
Ne geçmişi düşün ne gelecekten kork
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
Uyumuşum; rüyamda akıllı bir insan
Dedi: Sevinç gülü açmaz uykuda, uyan;
Ne işin var bu ölüme benzer ülkede?
Kalk, şarap iç, sonsuz uykulara dalmadan.
Gerçeği bilemeyiz madem, ne yapsak boş;
Ömür boyu kuşku içinde kalmak mı hoş?
Aklın varsa kadehi bırakma elden
Bu karanlıkta ha ayık olmuşsun, ha sarhoş.
Şarap güllere çevirsin sabahımızı;
Çalalım yere şan şeref külahımızı;
Nemize gerek bizim uzun dilekler,
Uzun saçlar, çalgılar sarsın havamızı.
Benim yasam artık şarap, çalgı, eğlenti;
Dinim dinsizlik, bıraktım her ibadeti;
Nişanlım dünyaya: Ne çeyiz istersin, dedim:
Çeyizim,senin gamsız yüreğindir, dedi.
Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
Ben haramı helalı karıştırmam:
Seninle içilen şarap helaldir,
Sensiz içtiğimiz su bile haram.
Bahar, yalvarırım çek git işine!..
Salma üstüme çiçeklerini,
…aklımı çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek…
Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem…
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek…
Yapma bunu bana bahar,
Böyle üstüme gelme…!
devamı…
Kırılan hayallerim saklı, topladım durur eteklerimde..
Istırabın belki ipliğidir, görürsünüz bakın; saçlarımın her telinde..
Hani küçük kızlar istemez mi?: Yüzlerim pak olsun..
Olsun; benim yüzlerim kirli, saclarım dağınık, belki çirkinim belki bakışlarım durgun..
Ama;
Hayallerim var benim, hasetliğe eremeyen aklım var benim..
Ebedi alemde paklığın simgesi, temiz bir yureğim var benim..
Belki yalnızım, yalnızlığım var benim..
Daha bir yasındaydı Nazime ,
Nişanlandığında yeni doğmuş Ali’ye.
Beraber büyüdüler çamur sokaklarda…
Yoktu Nazime’nin bir erkek kardeşi,
Korudu ,kolladı Ali’yi .Sevdi canı gibi…
Geldi Nazime 13 yaşına; memeleri büyüdü,
Serildi ,serpildi ,güzelleşti.
Dediler vaktidir ,büyüdü bizim kız,
Everelim artık ,hep soruyorlar ne zaman diye…
Sevindi Nazime ,kendi yuvası olacaktı.
Emindi kocası ,babası gibi iyi biri olacaktı.
Sevecekti kocasını biliyordu, belki de aşık bile olacaktı.
Tıpkı dizilerde izlediği gibi…Aşk…
Kızardı yüzü ve gülümsedi.
Düşünü kurdu Nazime ,o gece ve diğer geceler;
Yakışıklı ,yiğit kocasının ve minik bebelerinin … devamı…
elini tutsam, dünyanın öbür ucuna benimle birlikte gelir misin? bekle desem, dünyanın bir ucunda beni bekler misin? denizimde fırtınalar çıktığında limanım olur musun? karanlık bastırdığında deniz fenerim, hava açınca yıldızlarım olur musun; bulutlar göğü kapladığında pusulam? mihengim, turnusol kağıdım olur musun? yüreğimin suyu bulandıkça onu durultacak iksirim? kapılar kapandığında kapım, yollar aşındığı vakit yolum, saklanmak istesem duvarım olur musun? özgürlüğüm ve mapusanem? üşürsem evim olur musun? yorganım, ana kucağım? çölümde vaha olur musun? devamı…